Üç çocuk talebi bildiğiniz gibi başbakanın bir politikası.Tabi bunu nasıl değerlendirmek lazım? Muhalif gibi, yapması kolay bakması kolay mı peki gel sen bak diyerek mi yoksa başbakan diyorsa yapalım hanım diyen Osmanlı tebaası düşüncesi gibi mi ? Bırakalım tarih bize neler göstermiş onları konuşalım.
Şu dönemde elli yaş ve üzeri babalarımız ve analarımız hemen hemen çoğunun birden fazla kardeşi vardır. Bunun bölgesi yok. Trakya'da Anadolu'da Doğu'da Karadeniz'de durum böyle. Amca ve teyze sayımızın çok olduğu bir nesiliz. Demek ki ülkemiz insanı istediğinde üç çocuk ve fazlasını yapabiliyormuş.
O dönemde bu döneme ilk değişen şey öncelikle kadın hak ve özgürlükleridir. Önceden evin reisi dediğimiz erkek nesli için evde bir çocuk yapalım durumu konuşulmazdı. Çocuk beyimizin keyfine kalmıştı. Ancak şu an evde çocuk sahibi olmak ortak alınan bir karar oldu. Kadınlarımızın
kariyer hedefleri doğrultusunda ertelenebilir bir durum haline geldi. Bu açıdan baktığımızda gelişen toplumda üç çocuk kadın için büyük bir yük.
Değişen bir diğer durumda kentlere sanayileşme sonucu göç ile beraber çocuğa bakış açısı değişti. Eskiden evlat sahibi olmak bir iş gücü bir sermayeydi. Bir güçtü çocuk. Aile kendi üretimini tükettiği için ağır değildi. Şartlar şu ankinden iyi değildi ama alışkanlık vardı. Şu an çocuk külfetli bir yük. Kentleşen toplumumuzda şartlar ağır ve geçim sıkıntısı durumu söz konusu. Kendime bakamazken üç çocuğa nasıl bakayım bir tane yeter ! bir halde evli çiftlerimiz.
Bunlar bireysel açıdan bir kaç değişkenlerdi. Şimdi büyük pencereyi görelim. Başbakan avrupanın haline düşmek istemiyor ve önümüzde nüfüsün önemi gösteren güzel bir örnek var. O da Çin. Şu an en büyük ikinci ekonomi ve bir numara olacaklar. Nasıl ? Ucuz iş güçü ve sanayileşmeyi başarabilme sayesinde. Nüfüsun diğer önemi de ne yazık ki ne kadar büyüksen o kadar kalabalık bir ordun vardır. Bu da ülkeler arası bir güç göstergesidir. Burda da bu açlık sınırında çalışmak ve barışı değilde savaşı öğrenmek zannediyorum ki faşist bir gurubun kölesi olmaktan başka birşey değildir.
Sonuca baktığımızda benim tek çıkarabildiğim senin nüfusu ne kadar nitelikli ve insanlık uygarlığına ne katabiliyor? Türkiyenin uygarlığa ne kattığını ve nüfusunu bilmediğimiz bir Finlandiyanın neler kattığını bir düşünün!
Çoğalacak nüfusumuz birer koyun sürüsü mü olacak yoksa birer birey mi olacak ?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder