Ergenekon davasında savcı mütealasını verdi ve sanıklar hakkında 15 yıldan müebbet hapise kadar ceza istendi. Tabi önemli olan generallerin darbe teşebbüsü ile mühebbet hapsi istenmesi. Öncelikle askerlelerin ülkemizin sivil hayatında ki etkisini belirtmek istiyorum.
Ülkemizin kurucusu da olduğu üzere ülkemiz alt yapısında asker geleneği yoğun bir şekilde görülmektedir. Asker kendisinde her zaman için cumhuriyetin bekçisi ve koruyucu sıfatını layık görmüş ve sivil hayatta çok etkili olmuştur. 90 yıllık geçmişimizde sayısız darbe ve darbe girişimi baş göstermesi bunun en güzel örneğidir. Asker sivil halka güvenememiş gerektiğinde komünizmi gerektiğinde irticayı gerektiğinde terörü sebeb göstererek sayısız defa sivil yönetime darbe vurmuştur.
Bu iktidarın başlangıç safhasını iyi incelersek askerin parmağının bu işte de parmağı olduğunu görüyoruz. Bu tabi ki doğru değil. Askerin sivil demokrasiye böyle müdahalelerde bulunması ülkemizi sürekli kötü etkilemiş ve gelişmemizi engellemiş olduğu yadsınamaz bir gerçektir.
Şimdi bu generallerin suçlarını tartışacak değilim eğer darbe girişiminde bulunmuşlar ise bile gereği yapılmalıdır. Hatta bir daha askeri bir müdahale ile karşılaşmamak için ve askeri ait olduğu yerde bırakmak için çok ağır cezalarında verilmesini normal karşılıyorum. Doğru ya da yanlış bu insanlar suçlu ya da suçsuz orasında değilim işin. Askeri bir müdahale bir daha olmaması için yaptırım gerekiyordu ve bu ceza istemleri ile bunun yapılmaya çalışıldığını inancındayım.
Aslında başka bir acı gerçeğe değinmek istiyorum. Bugün imralıda çözüm görüşmeleri yaptığımız kişi 12 yıl öncesinin aynı suçlamalar ile yargılanan kişisi değil miydi ? O darbe girişiminde değildi tabi ki 'vatanın birlik ve bütünlüğünü bozmaya yönelik terör örgütü liderliği yapmaktan' yargılandı ve cezasını aldı. Şimdi bu iki grup aynı çatı altında toplanmış olmuyor mu ? Bu kadar hassa bir süreçte bu alınan kararlar yapılan siyasi adımlar millette bir güvensizlik havası oluşturmaz mı ? Dünün kahramanları bügün verilen cezalar ile halkın önüne yem misali atılırken dünün hainleri bugün muatap alınarak nasıl çözüm merkezi olarak gösterilebiliyor. Kürt halkının isteklerini görmezden geliyor değilim. Modern çağda bütün dünyadaki özgürlük rüzgarlarının burada ülkemizde de esmesini destekliyor ve arzuluyorum. Ancak her faşizm hareketi olduğu gibi türkiye de oluşabilecek aşırı kürt ve türk milliyetçiliğine tamamen karşıyım ve atılan adımların öncelikle halktan onay alınarak yapılmasının doğru olacağı kanaatindeyim.
'Dünün basit çözümleri bügünün sorunlarıdır'. Dün siyasilerimizin, askerlerimizin yaptığı yanlış adımlar ve görmezden geldiği gerçekler şu an her vatandaşın yüreğini sızlatıyor durumdadır. Güç gösterisi gibi verilen hapis kararları ve geçmişten intikam alırcasına yapılan gövde gösterilerini bir kenara bırakıp 'insan' olduğumuz hatırlamalıyız. Umut ederim ki bugünün çözümleri biz gençleri ileride bu toprakların görmediği huzuru getirir.
Saygılarımla.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder