5 Ocak 2013 Cumartesi

Askeri Darbe Tarihi...


     23 Ocak 1913 : İttihak ve terakki cemiyeti tarafından düzenlenilen başını Enver paşanın çektiği Osmanlı hükümetine karşı yapılan darbedir. Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa hükümeti devrilip yerine Mahmut Şevket Paşa hükümeti geçmiştir. Litaratürde Bab-ı Ali baskını olarakta geçer.
     Önemine gelecek olursak Osmanlıda artık padişahın yetkileri çok kısıtlanıp Jön Türkler olarak bilinen grup bir nevi İngiltere örneği gibi , kraliçe var ama yetkileri sınırlı kararlar senatonun elinde , bir yönetim sistemine geçmek istemişlerdir. Tabi ki İttihak ve Teraki cemiyetinin başka alt hesapları da yok değildi. 
     27 Mayıs 1960 : Ordunun küçük rütbeli subayları tarafından yapılan Adnan Menderes hükümetinin devrilip yerini Milli Birlik komitesinin aldığı Türkiye Cumhuriyetinin ilk darbesidir. 
     60 darbesinin birçok önemli sonucu vardır. İlk akla geleni tabi ki Menderes, Zorlu ve Polatkan'ın idam edilmeleridir. Darbe sonucu dönemin kaldıramayacağı düzeyde özgürlükçü bir anayasa hazırlanmıştır. Ancak bu anayasa sonra ki darbelerin de bir nevi sebebi olmuştur. Ayrıca darbenin ardında türk siyasal tarihine bir çok yeni siyaset adamı katılmış ve ülkenin yirmi yılında söz sahibi olmuşlardır. Küçük bir terim açıklayacak olursak chp ye statükocu yorganı burada örtülmüştür.
     22 Şubat 1962 - 20 Mayıs 1963 : Albay Talat Aydemir'in mevcut sisteme karşı ayaklanarak iki kere darbe girişiminde bulunmuştur. İkisinde de başarısız olmuş. İlk girişiminde emekliye sevk edilmiş ikincisinde ise tabiri caizse tak demiş ve idam edilmiştir.
     Açıkçası çılgının denediği bir kaç darbe girişimi ve olsaydı tek başına bir rejim kurabilirden başka diyecek bir sözümüz yok. Ancak gösteriyor ki türk halkı henüz demokrasiye alışamamış ve tahammül düzeyi neredeyse sıfırdır.
     12 Mart 1971 : Bu bir muhtıradır aslında. Yani asker bazı şartlar koymuş ve gerçekleşme yönetimi ele almaktan başka çare olmadığını hissederek Süleyman Demirel hükümetini istifaya zorlayıp yerine tarafsız bir Nihat Erim hükümeti kurdurmuştur.
     O dönemde ülkenin durumu gereği bir darbe beklentisi Demirel dışında herkeste vardı. Ama yapılan en önemli yanlış kuvvet komutanlarının 60 darbesinde olduğu gibi küçük rütbeliler bu darbeyi yaparsa itibar kaybetmemek  adına giriştikleri bir darbedir. Meclis aynen kalmış sadece hükümet değişmiş ve türk halkı askerin ağzına bakar hale gelmiştir. Bu darbe ülkeyi on yıllık bir bunalıma sokmakla kalmayıp 80 darbesine zemin hazırlamış. Ayrıca belirtmek gerekirse Deniz Gezmiş ve arkadaşları bu süreçte idam edilmişlerdir.
     12 Eylül 1980 : Kenan Evren önderliğinde ordunun üçünçü kez yönetimi ele aldığı darbedir. Dönemin başbakanı Süleyman Demirel devrilip yerine Milli Güvenlik Konseyi gelmiştir.
     On yıllık bunalım sonucu meclis cumhurbaşkanını seçemez hale gelmiş uzayan turlara rağmen seçim sonuçlanmamıştır. 70 cent'e muhtacız sözüyle Demirel'in ağzından ülkenin ekonomik durumu ve zamanın iki kutuplu dünyasında sağ ve sol diye nitelendirdiğimiz siyasi grupların ülkeyi iç savaş ortamına çevirmesi sonucu yapılmış bir darbedir. Darbenin asıl ardından söz ettiren başlığı işkenceler ve bu olayları bastırmak için kıydıkları can ve yaktıkları canlardır. Darbe sonucu olarak yeni bir anayasa hazırlanmıştır.
     Küçük bir beyinlerde ampul uyandırmak için söyleyebilirim ki o zaman iki kutuplu dünyada ülkede komünist bir güç olmasını engellemek için ülke soluna balta indirilmiş ve şu an ki dediğimiz muhafazakar grubun oluşması için temel maiyetinde uygulamalar yapılmıştır.
     28 Şubat 1997 : Bu da bir muhtıradır. Dönemin kuvvet komutanları tarafından irtica tehlikesine karşı Refah partisi ve Doğru Yol partisi koalisyonuna karşı verdikleri bir muhtıradır. Dönemin başbakanı Necmettin Erbakan Süreç sonucunda istifa etmek zorunda kalmış ve ülke Mesut Yılmaz başbakanlığında bir koalisyon hükümeti dönemine girmiştir.
     Hesaplaşmaların çok olduğu bir darbedir. Görüyorum ülkenin hala var olmayan şeylerden korku içinde olduğunun bir göstergesidir. Ülke istikrarı bir türlü sağlanamamaya devam etmiş olup koalisyon boyunca ilerleme adına hiç bir gelişim göstermemiştir.
     27 Nisan 2007 : Bİr e-muhtıradır. Zamanın Genelkurmay Başkanlığınca Tayyip Erdoğan hükümetine cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin verdikleri bir bildiridir. Hükümet alışıla gelmişin aksine askere sert bir tavır ortaya koyarak dik bir duruş sergilemişlerdir.
     Alıştığımız üzere her konuya karışan bir ordunun varlığının 60 tan beri devam ettiğinin göstergesidir. Erdoğan bu süreci çok iyi değerlendirmiş ve arkasına halkın desteğini alarak daha güçlü bir iktidar olarak ülkeyi yönetmeye başlamıştır. Şu an ki askerlerin içeride bulunduğu davalar bu sürecin devamı olarak orduyu temizleme çalışması gibi görebiliriz. 

     Gördüğümüz gibi uzun bir darbe tarihimiz var. Askeri bir cuntanın yönetimi sivil iradeden alması her zaman ülkeyi geriye götürür. Son olarakta halkı baskı altına alan bu darbelerin sonucu olarak halkın reyi şekillenmiş ve halkın sosyal yaşam, adalet ve hukuk konusuna bakış açıları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi değil bireysel çıkara dönüşmüştür.

1 yorum:

  1. kısa, oz ve sıkıcı olmayan bir uslupla kaliteli bilgi. kalemine saglík

    YanıtlaSil