27 Mayıs 2013 Pazartesi

Ekonomi Köşesi... Ulusal Paranın Faiz Oranını Düşmesi.

     Merkez Bankası nisan ayında ulusal paranın faiz oranını düşürdüğünde serbest piyasada dolar kuru 1,80 tl civarı idi. Aradan geçen bir ay zaman ile birlikte şu an ki dolar kuru 1,87 tl ye kadar çıktı. Peki bunun anlamı nedir ? Faiz oranlarının düşmesinde ki amaç nedir ? Kısa ve basit şekilde bahsetmek gerekirse ;
     Ulusal para faiz oranı merkez bankasının Türk Lirasına verdiği faiz miktarıdır. Bu faiz oranı bankaların bizlere vereceği kredilerinde minimum seviyesini oluşturur. Aynı zamanda bizim paramızı bankada tutmamız karşılığında kazanacağımız faiz tutarını anlatmaktadır. Bankalar halktan % 2 den mevduat toplarken bu paraları merkez bankasında %5 ten değerlendirirler ve arada ki bu farktan kar sağlarlar. 
     Faiz oranının düşmesi Merkez bankasının 'ben senin parana daha faiz tutarı ödeyeceğim' demektir. Daha az para kazanacak olmak halkı diğer yatırım araçlarına yönlendirir. Paranın merkez bankasında olmayıp piyasada dolanacak olması ülkenin parasal tabanını genişletir ve ülke parası piyasada bol bulunacağından ulusal paranın değeri azalır. Bu da yabancı paranın değer kazanmasına sebep olur. 
     Bu durumu önceden tahmin edip yatırımlarını buna göre ayarlayan yatırımcı oluşacak fiyat farkından para kazanır. Bunu tahmin edemeyip dolar borcun olan bir kişi yükselen dolar fiyatına anında tepki gösteremeyecek ve zarar etmiş olacaktır.
     Faiz oranın düşmesi ihracatın ve yatırım harcamalarının artmasına sebep olacaktır. Çünkü yabancı ithalatçı firma değişen döviz fiyatı ile bir birim dolarına karşılık daha fazla ürün alabilecektir. Yatırımcı ise daha düşük miktardan kredi kullanabilecektir.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

1 Mayıs Hakkında...

     Güçlü devlet yaptırmam dediğini yaptırmaz. Bunu olumlu veya olumsuz bir şey olarak söylemiyorum. Farkına varılması gereken bir durum olduğu için izah etmek istiyorum. Emekçi gününde yaşananlar ortada iken otoriter sisteme karşı gelmek ile halkı zarara uğratmak arasındaki farkı iyi kavramak gerektiğini düşünüyorum.
     Yetkili bir merci yapılmayacak dediği bir eylemi yaptırmaz. Halkın çoğunluğu tarafından seçildiği için kendisinde bu hakkı bulur. Güçlü devlet girişini bu yüzden yaptım. Geçmişimizde halk ile iktidarlar sayısız defa karşı karşıya geldiler bunu biliyoruz. Hatta kendi yönetim biçimini belirleyen ilçemiz bile oldu . Zamanın İktidarları ne yazık ki güçlerini taraf seçerek kullanmış. Olanlar, sisteme karşı gelenlere ve sistem içinde mecburen kaybolanlara olmuş. Tek varılacak ve en önemli sonuç zararı yine halk çekmiş olduğudur. 
     Devletin asıl yapması gereken bunları önlemekti. Gösteri yapmak tabi ki temel bir haktır ancak yapılacak eylemler günlük hayatın akışına engel olmayacak şekilde olmalıdır. Devlet şartlara uygun olarak gösteri talep edenlere uygun bir zemin hazırlamak yükümlülüğü altındadır. 
     Öyle alıştırılmışız ki bir ülke düşünün bir yerde bayram kutlamak yasak densin halkı bunu ülke elden gidiyor diye görsün. Demokrasi var diyerek bir yasağı basit şekilde eleştirilmez. Kimse sana birey olarak kutlama yapmanı yasaklıyor mu ? hayır. Ancak halk olarak sen Cumhuriyet bayramı olsun, Emekçi bayramı olsun bunu siyasi bir gösteriye dönüştürme yanlışlığına düşersen o zaman yasaklar ile karşılaşırsın.
     Muhalefet Ankara'nın en işlek caddesinde gelenek diye kutlama yaparken orada ki başka insanlar zarar görmüyor mu veya Taksim gibi belki de ülkemizin en çok adı bilinen mekanına gitmeyi diretip bir sürü önlem alınmasına sebep olunması ile İstanbul halkı o gün zarar görmüyor mu ? 
     Otoriter yapıya karşı duruşumuzu her zaman dik tutalım. Özgür düşüncenin hak ve hukunun her zaman yanında olalım. Ancak bunu halka rağmen değil halk ile beraber yapalım. 1 Mayısın böyle olaylar ile geçmesine neden olan sivil toplum örgütlerinin halkın desteğini bu tarz olaylara sebebiyet vererek ve bu düşünce yapılarını sürdürerek maalesef ki hiç bir zaman kazanamayacakları düşüncesindeyim. 
     

7 Mayıs 2013 Salı

2 Mayıs 2013 Perşembe

Liberal Demokrat Nedir ?

     Liberal demokrat, insanın (birey) sonsuz yaratıcı gücüne inandığı için serbest piyasa ekonomisine bel bağlar ama iktidarı ele geçirenlerin sonsuz ihtirasına karşı da hukukun üstünlüğünü savunur.

     Çoğunluğun dediği olur ama azınlığın hakkı bakidir.

     Hukukun üstünlüğü hukuk devletinden de üstündür.